Facebook Twitter Instagram Youtube
bilgi@esbeymimarlik.com.tr | 444 42 40
Musalla Bağları Mah. Kule Plaza
Kat:29 No:47 Selçuklu / KONYA

Esbey Mimarlık, özgün projelerle şehre değer katıyor

Yapımını tamamladıkları çeşitli projelerle binlerce insanın ev sahibi olmasına vesile olan Esbey Mimarlık, devam eden Mahal Çarşı ve CEL-SAN projeleriyle de maddi ve manevi olarak Konya’ya değer kazandırıyor.

Yapımını tamamladıkları çeşitli projelerle binlerce insanın ev sahibi olmasına vesile olan Esbey Mimarlık, devam eden Mahal Çarşı ve CEL-SAN projeleriyle de maddi ve manevi olarak Konya’ya değer kazandırıyor.

İmza attığı birbirinden eşsiz projeleriyle adından sıkça söz ettiren Esbey Mimarlık, Konya’ya renk katmaya devam ediyor. Gerçekleştirdikleri projelerle binlerce insanın ev sahibi olmasına vesile olan Esbey Mimarlık, şehre değer kazandırıyor.

whatsapp-image-2022-10-05-at-17-14-30-1.jpeg

Esbey Mimarlık’ın, Celiloğulları Grup’un bünyesinde yer alan 4 şirketten biri olduğunu ifade eden Esbey Mimarlık Genel Müdürü Ahmet Gökbaş, “Celiloğulları Grup, 1970’li yıllarda katı yakıt üzerine kurulmuş bir yapı. 40 yılı aşkın bir tarihçesi var. Uzun yıllar odun ve kömür sektöründe liderlik seviyesinde faaliyet göstermiş bir firma. Daha sonra Konya’ya doğalgazın gelmesiyle, katı yakıt sektöründe hareketliliğin azalacağını düşünerek inşaat alanına yatırım yapılıyor. Celiloğulları Grup, Esbey Mimarlık markasıyla 2013 yılında ilk defa faaliyetlerine başlıyor. Şefikcan Caddesi, Şeker ve Hocacihan Mahallelerinde bazı tek ve iki bloklu küçük projelerle inşaata başlanıyor. Geçmişten gelen ticareti tecrübeyle güçlü ve hacimli bir sektör olan inşaatta hızlı bir şekilde üretim yapıp geri dönüşler alınınca sektörde daha fazla proje üretmeye karar veriliyor. Celiloğulları Grup içerisinde 4 şirketimiz yer alıyor. Celiloğulları, Esbey Mimarlık ve Yenitepe Mimarlık şirketlerimizde inşaat sektöründe faaliyet gösteriyoruz. Fon Yatırım şirketimizde de gayrimenkul ve mülk yatırımlarımızı yönetiyoruz. Celiloğulları ve Yenitepe Mimarlığın çok güçlü bir iş bitirmesi de var. A sınıfı müteahhitlik belgesine sahip olan sınırlı sayıda firmalardan iki tanesi. Bu müteahhitlik belgesindeki kriter de ürettiğin inşaat metrajına dayanarak bir sınıflandırma yapılıyor. Şuan en üst seviyede 2 müteahhitlik belgesine sahip 2 şirketimiz mevcut” dedi.

TOPLAMDA BİN 43 KİŞİYE VESİLE OLDUK

İnşaat sektörünün Türkiye genelinde 2013 yıllarında çok hareketli olduğunu ifade eden Gökbaş, “2017 yılına kadar da öyle devam etti. 2017 yılında ise ciddi bir ekonomik daralma yaşandı. Bu ekonomik daralmadan inşaat sektörü çok etkilendi. O dönemde Esbey Mimarlık, Şefikcan Caddesi’nde ve Adliye tarafında çok büyük 2 projenin üretimine başlamıştı. O dönemki krizden ciddi anlamda etkilendi. Yıpratıcı bir süreçti ama elhamdülillah anlının akıyla bir şekilde bu projeleri tamamladı ve teslim etti. Toplamda bin 43 kişiye vesile olduk. Bunun yanında ticari üniteler kurduk. İş yerlerine vesile olduk” diye konuştu.

 

MAHAL ÇARŞI, SANCAK MAHALLESİ’NE DEĞER KATACAK

Son 1 yıl içerisinde şuan ki güncel ekonomide nasıl bir pozisyon almaları gerektiğini konusunda çeşitli çalışmalar yaptıklarını dile getiren Gökbaş, “Bu anlamda gelecek dönemki projelerimiz ile ilgili arsa üretimi ve satın alımları yaptık. Yılların projelerini önümüze getirerek bir takvime bağlamak istedik. Mevcutta var olan arsalarımızdan birinde bu yıl itibariyle bir üretime başladık. Sancak Mahallesi’nde Mahal Çarşı ismiyle mahalle içi açık konsept bir çarşı tasarladık. Açık bir AVM gibi düşünün. Mahalle konseptinde ama yürüyen merdivenine kadar her şeyi olacak. Bunu planlarken şirket kimliği olarak dönüştüğümüzü gösteren bir proje oldu. Proje ve ruhsat aşamasında çokça çalışmalar yaptık. Bir mimar ekibi oluşturduk. Bu ekiple sürekli toplantılar yaptık. Tek proje üzerine bir kültür oluşturmaya çalıştık. İnşaatımız temel aşamasında. Maksimum bir yıl içerisinde projemizi tamamlamayı hedefliyoruz. Projemiz 3 katlı 6 bin 500 metrekare inşaat alanına sahip. Ticari olması sebebiyle bazı teknik detayları var. Zeminde o bölgenin ihtiyacını karşılayabilecek dükkanlar, ikinci katta ofisler ve 1+1 dairelerinde olacağı karma bir proje olacak. Bölgeye değer katacağını düşünüyoruz. Hatta Allah nasip ederse şehrimizin farklı bölgelerinde bu projenin devamını getirmeyi düşünüyoruz. Bu isimde ve konsepte projelerimizi de artırabiliriz” ifadelerini kullandı.

whatsapp-image-2022-10-05-at-17-14-32.jpeg

İNŞAAT SEKTÖRÜ NÜN YATIRIMLARI SANAYİ BÖLGESİNDE

İnşaat sektörünün yatırımlarını sanayi bölgelerine kaydırdığını ifade eden Gökbaş, “Son yıllarda inşaat sektöründe hafif toparlanmalar oldu. Bu toparlanmaların en büyük katkılarından bir tanesi sanayi bölgeleri. Ciddi anlamda sanayi dükkanı ve fabrikası üretimi var. Pandemi sonrası çok iyi iş yapan sanayi bölgesindeki firmalar işlerini büyütmek amacıyla yeni alanlara ihtiyaç duydular. Bu da inşaat sektörünün sanayi bölgesinde proje üretmesini çokça tetikledi. Hem sıcak para akışının sanayi bölgesinde olması hem de sanayi üretim alanlarının daha az detaya, ince işçiliğe sahip olması nedeniyle inşaat sektörü bu tarafa yöneldi” şeklinde konuştu.

33 FABRİKALIK CEL-SAN SANAYİ SİTESİ

İnşaat sektörünün butik işlere yöneldiğini, büyük çaplı, fazla daireli konut projelerinin eskisi kadar olmayacağını söyleyen Gökbaş, “Müteahhitler büyük konut proje riskini almak istemiyorlar. Çünkü ekonominin nasıl bir yol izleyeceği net değil. Enflasyon süreci insanların geri atmasındaki yegane sebeplerden bir tanesi. Üretim aşamasında olan inşaatlara bu enflasyon süreci içerisinde pek çok kalemden çok ciddi farklar geldi. Proje başında dairelerini satmış ve tamamlaması gereken müteahhit cebinden karşılamak zorunda kaldı. Bu çok zorlu bir süreç. Bu nedenle inşaat sektörü çok temkinli davranıyor. Büyük projeleri ancak sanayide görüyoruz. Onlarda daha çok kooperatif mantığı ile yapıyorlar. Bunun örneklerinden birisini de biz yaptık. Aslım Caddesi tarafında Vatan Sanayi’de bir kooperatif kurduk. 33 fabrikalık Cel San Sanayi Sitesi’ni kurduk. Kooperatifte kayıtlarımızı doldurduk. Arsa ödemesini yapıyoruz. Üretim takvimi çıkardık. Ona göre çalışıyoruz. Şirketimiz adına bir sanayi arsası aldık. Hakeza orayı projelendiriyoruz. Alanı daha verimli nasıl kullanabiliriz, bulunduğu mevkiye göre farklı farklı çalışmalar yapıyoruz. Üretimde de çeşitlilik adına prefabrik mi, yarı prefabrik mi yoksa çelik mi yapalım onun faaliyetlerini yürüyoruz. Bu konuda mühendis arkadaşlarımızdan da ciddi yardımlar alıyoruz. Bütün seçenekleri değerlendireceğiz ve ona göre de projemize başlayacağız. İnşaat, geri dönüşü olmayan bir işe başladığınızda ya alnınızın akıyla çıkarsınız yada rezil olur çıkarsınız. Bu nedenle olabildiğince planlı ilerlemeye çalışıyoruz” dedi.

 

BAŞLANGIÇ VE BİTİŞ MALİYETLERİNDE UÇURUM VAR

Konut açığı yaşanmasına rağmen, inşaat sektöründe konut projelerine yatırıma ilgi duyulmadığını aktaran Gökbaş, “İnşaat bir serüven. Arsayı üretiyorsunuz. Arsadan sonra proje aşamasına geçiyorsunuz. Projenin netleşmesi, ruhsatlandırılması en iyi ihtimalle 5-6 ayınızı alabiliyor. Çok hızlı hallettik deseniz 4-5 ayınız alıyor. Bu da yılın yarısı demek. Daha sonra projenin hafriyat, kazı ve temel süreci 2 ayını alıyor. En küçük projeye başladım bitirdim demeniz 1.5 yıl sürüyor. İnsanlar bu süre zarfında nelerin yaşanabileceğini öngöremediği için de yatırım yapmıyorlar. Sanayi sitelerinde kooperatiflerin olmasındaki en büyük sebep de bu aslında. Riski bölüşüyorlar. Konutta bu tarz kooperatifleşmelerde de mantık aynı işliyor. Gelecekte başa ekonomik olarak gelecek kazanç yada kaybı bir firmanın göğüsleyemeyebileceği, yok edebileceği tehlikesi kooperatifçiliğe yönlendiriyor. Çünkü projenin başlangıç ve bitiş maliyetleri arasında uçurum var” diye konuştu.

İNŞAAT SEKTÖRÜ KAYBEDİLMEMELİ

Konut açığının çok fazla olduğunu, bu konuda kendilerini de mesul hissettiklerini ifade eden Gökbaş şu şekilde konuştu: “Biz inşaat firmasıyız. Üretmemiz gerekiyor. Ama bu şartlarda mecburen limit düşürerek üretim yapıyoruz. Devletimiz konut açığı ile ilgili planlamalar yapıyor. TOKİ üzerinden ciddi çalışmalar var. Yerel belediyelerimiz kooperatifler üretiyor. İnanın bu açığı bu şekilde kapatma ihtimali yok. Özel sektörün bu işe hızlı bir şekilde yönelmesi gerekiyor ama özel sektör de kendini güvende hissetmiyor. O kadar çok parametresi olan bir şey ki ucuz arsa ürettiğiniz zaman sorun çözülmüyor. Sektörün proje aşamasında yaşadığı yönetmelik ve uygulamalarla ilgili bazı dayatmaların esnetilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Müteahhitlik belgesinin sınıflandırılması ile ilgili sınırlandırmalar var. Piyasanın en büyük krizlerinden bir tanesi işçilik. Taşeron krizi çok yüksek. Pandemi sürecinden sonra taşeron firmalar ve ustalar kendi ekipleri ile yurtdışına iş yapmaya gittiler. Bir kısmı sanayiye doğru kaydı. Kendi meslekleri olan inşaatı bırakıp sanayide işlere girdiler. İş gücü problemi de daha da büyüyerek devam ediyor. Bu da bir faktör. İnşaatın bitirilmesi bir faktör, satış aşaması ayrı bir faktör. Ne kadar teşvik etmiyoruz ama çağımızın dönemimizin gereği olarak bankalar ve krediler devreye giriyor. Oranlar, rakamlar hiçbir şey gerçekteki gibi olmuyor. Devletimiz bu insanlara bunu vermeniz gerekiyor diyor ama fiiliyatta bunu temin edemeyebiliyorsunuz. Devletimiz üretimi artırmak için finansal olarak teşvikler sağlayabilir. Bu yukarıda saydığımız faktörleri müteahhitler bir şekilde yapacaktır. Ancak onlara kazanç olarak vergi ve KDV’de bir çözüm üretilirse bunlar hızlandırabilir. Bu çok komplike bir olay. Neresinden destek verirseniz bir tarafı da açık kalacak gibi görünüyor. İnşaat sektörünü kaybetmemeliyiz.”

Facebook Twitter Instagram Youtube
bilgi@esbeymimarlik.com.tr | 444 42 40
Musalla Bağları Mah. Kule Plaza
Kat:29 No:47 Selçuklu / KONYA